Diabet

Published by XPS6USER on Eylül 27th, 2011 - in Genel

Tip II Diabet

Diyabet, pankreas üretilen ve kana salınan insülin hormonunun az veya çok yetersizliği nedeni ile gerektiği şekilde kullanılmayan enerji kaynağımız kan glikozunun kanda yükselmesi halidir. Yükselen kan glikozu belirli bir eşiği aşınca böbreklerden geri kazanılmaz ve idrarda da ortaya çıkar.

Belirtileri

Öncelikle herhangi bir kimse, herhangi bir yaşta diabet olabilir. Aşırı susama, yorgunluk, açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler olmakla birlikte hiçbir anlamlı belirti de olmayabilir. Bu nedenle özellikle riskli kişilerin (kilolu, anne, baba, kardeş ve yakın akrabalarda diabet varlığı, ilerleyen yaş, gebelikte diabet ve iri bebek doğurma, fiziksel aktivite azlığı) 6 ayda bir kan şekeri kontrolleri yaptırması önem taşır.

Komplikasyonları

Fark edilmemiş veya gerektiği gibi tedavi edilmemiş diabet, özellikle damar ve dolaşım sistaminde ciddi hasarlara yol açar. Bunların başında göz retinasındaki dejenerasyon ve buna bağlı kısmi veya tam körlük, ve aynı şekilde kalp enfarktüs veya beyin damarları tahribatına bağlı felç geçirme riski doğar. Ayrıca el, bacak ve ayaklarda iyi olamayan inatçı yaralar ve hatta bu organlarda amputasyona kadar gidebilen hasarlar oluşur.

Nasıl korunmak gerekir?

İki unsur çok önemlidir. Birincisi, boya veya yaşa uygun ideal kiloya inmek ve bu durumu muhafaza etmektir. İkincisi ise, yaşa uygun yeterli fiziksel aktivitedir. Bu aktivite aynı zamanda kilo vermenize ve bu durumu korumaya ciddi şekilde yardım eder.

Diabet hastası olup olmadığınızın saptanması, kanda glikoz ölçümü ile yapılır. Bu işlemi sağlık kurumlarında yaptırabileceğiniz gibi, eczanelerde satılan ölçüm setleri ile de kolayca yapılabilir.

Diabet hastalığı , bahsettiğimiz gibi ciddi yaşamsal komplikasyonları ve genellikle belirti vermeden başlaması nedeni ile önem verilmesi gereken bir hastalık olup, yine söylendiği gibi kendisini sağlıklı hisseden insanların ve özellikle risk grubuna girenlerin yılda 2 defa ölçüm yaptırmaları önerilir.

İMMU-NAT firması sektördeki öncü konumundan ödün vermeyerek diabet riski taşıyanlara ve diabet hastalarına yeni bir yardımcı destek ürün sunuyor. Xps6 içindeki doğal maddeler kan glikozuna bağlanarak bunun organizmadan uzaklaşmasını sağlamakta, diğer taraftan yapılan in vitro şartlarda yapılan çalışmalarda, pankreasta insülin salgılayan hücrelerde belirgin artışa yönelik etki göstermektedir.

Kolesterol

Published by XPS6USER on Eylül 27th, 2011 - in Genel

Kolesterol; karaciğer , barsak ve deride sentez edilen kanda , normal düzeylerde bulunması gereken yaşamsal bir maddedir. Bir steroid alkol yapısındaki kolesterol tüm hücre zarlarının bileşeni olarak karaciğer,beyin,böbrek ve sinir liflerinin Myelin Kılıfı başta olmak üzere birçok dokuda bulunur. Organizmada böbreküstü bezlerinin salgısı olan kortikosteroid’lerin , seks hormonlarının, safra asitlerinin ve D vitamininin ön yapı maddesidir.

Kan kolesterol değerleri mevsimsel değişiklikler gösterir. Kış ve sonbahardaki değerler , ilkbahar ve yaz değerlerine göre daha yüksek olup ;ayrıca yaş,cins,beslenme şekli ve bölgelere göre farklılıklar gösterir.

Kolesterol düşürücüler özellikle Statin’ler yukarıda bahsi geçen Myelin kılıfnın ( beyinde odaklanma ve hafıza için elektriksel iletimden sorumlu ) yapısını bozarak dikkat ve hafıza üzerine olumsuz etki yapabilirler. Ayrıca vücutta kortikostreoid hormonlar, seks hormonları, safra asitleri ve D vitamini oluşumu da olumsuz etkilenir. Diğer taraftan çok güçlü olan ve sağlığımız için öyle kalması gereken kalp kasının bu enerjisini vücudumuzda imal edilen CoQ10 isimli bir enzim sağlamaktadır. Bu maddenin dışarıdan verilmesi beklenen faydayı sağlamamaktadır. Kolesterol düşürücü ilaçlar kanda CoQ10 enziminin düzeyini düşürerek kardiyomiyopati denilen kalbin yetmezliğe girmesini ve zincir olaylarla birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilmektedirler.

XP S6, içinde mevcut olan bitkisel maddelerin etki mekanizmaları üzerine yapılan çalışmalardan özet bilgiler :

Bu çalışmaların hedefi besinlerle alınan kolesterolün emiliminin engellenmesi ve fazla kolesterolün vücuttan uzaklaştırılması esasına dayanır.

Yapılan çalışmalarda bitkisel sterollerin ve stanollerin kolesterol emilimini önleyerek kan kolesterol düzeylerini düşürdükleri belirtilmiştir.

Trigliserid

Published by XPS6USER on Eylül 27th, 2011 - in Genel

Kolesterolün vücut tarafından depo edilen şeklidir.Bunlar nötral yağlar olarakta adlandırılır.Bir miktarı besinlerle alınan,ve vücutta tüketilmediği ve tüketilemediği için enerjiye dönüşemeyen kolesterol,biyokimyasal yoldan trigliserid haline dönüştürülür ve karaciğer,iç organların çevresi ve deri altı yağ depolarında gerektiğinde harcanmak üzere depolanır.
Trigliserid’ler vücut tarafından yapılabildiği gibi,önemli bir bölümü gıdalarla vücuda girer ve bir besin maddesi olarak sağlıklı değildirler.Bunlar lipoprotinlere ve özellikle LDL’ye bağlı olarak kan sıvısız içinde taşınırlarken kan yoğunluğunu arttırarak kanın damar içerisinde daha yavaş hareket etmesine ve açıklamasını yapacağımız çeşitli komplikasyon ve hastalıklara sebep olurlar.Vücutta bulunan saydığımız bu üç çeşit kolesterol,(LDL,HDL ve TRİGLİSERİDLER) total kolesterolümüzü oluşturur.
Diğer taraftan,iyi tedavi ve takip edilmeyen diabet,şekerden zengin besin tüketimi ve hareketsizlik gibi nedenlerle enerjiye dönüşemeyen kan şekeri de yine vücut tarafından biyokimyasal işlemlerle trigliserid haline dönüştürülerek yine yağ depolarına gönderilir.Buradan da anlaşılabileceği gibi,şeker ve kolesterol ikilisi arasında belirgin bir ilişki mevcut bulunmaktadır.
Kolesterol,vücutta karaciğer tarafından üretildiği gibi ,yediğimiz gıdalarla fazlaca alındığı zaman kan düzeyleri yükselir ve bu kronik bir hal alınca atardamarların iç yüzeylerinde birikerek aterom plakları ve damar sertleşmesine sebep olur.Aterom plakları atardamarlardan kan geçişini zorlaştırarak beslediği beyin ve kalp gibi hayati organların az beslenmesine ve devamında ölümcül olabilecek hastalıklarına,ayrıca damar sertliğinin erken belirtilerinden olan hipertansiyona yol açar.
Kolesterol yüksekliği öncelikle kolesterolün vücut tarafından imal edilen bölümünün miktarı ve bundan daha az olmak üzere besinlerle alınan kolesterol miktarına bağlıdır.
Bunun yanında ırsi(genetik)nedenli,tiroid tembelliği(hipotiroidi)ve böbrek yetmezliğine bağlı olarak ta kolesterol yüksekliği(hiperkolesterolemi) gelişebilir.Nedeni ne olursa olsun,kolesterol yüksekliği vücut sağlığımız açısından üzerinde önemle durulması,tedavisi ve sonuçlar dikkatle izlenmesi gereken bir olgudur.

Özellikle batı toplumlar ve toplumumuzda da artan refah düzeyleri her cins et ve et ürünü,süt ve süt ürünleri,kabuklu deniz ürünleri,sakatat,tereyağ,kızartma yiyecekler vs tüketimlerinde önemli artışlara neden olmuş,bu durum başta genç nüfus başta olmak üzere tüm toplumun sağlığını kötü yönde etkilemiştir.Bu gelişme batı toplumlarında erken algılanmış ve ilaç endüstrisini ilaç üretmeye zorlamış,sonuçta yaygın olarak kullanılan kolesterol düşürücü statin’ler bulunarak çeşitli isimler altında piyasaya çıkarılmıştır.Ancak ciddi yan etkileri olabilen bu ilaçlara hastaların bir bölümü tepki göstermiş ve yan etkileri olmayan bitkisel ilaçlara yönelmişlerdir.
Bu alanda en etkili fitoterapi,zeytin yaprağı ekstraktı olup,İMMU-NAT firması tarafından üretilmekte ve başarı ile kullanılmaktadır.

Yüksek Tansiyon

Published by XPS6USER on Eylül 27th, 2011 - in Genel

Bitkisel steroller bunların yanında güçlü antioksidanlar olup , yağların vücuda zararlı olan yağ peroksidasyonu işlemini önlerler.
Avrupa komisyonu işte bu özelliklerinden dolayı bu bitkisel maddeleri margarin, mayonez,süt,peynir,yoğurt gibi maddelerle karıştırılmasına izin verilmiştir.
Bu yeni ürünümüzün, içindeki bazı özütler kendilerine has hedefe yönelik maddeleri ile birbirlerini güçlendirerek etkilerini gösterirler. Ürün içindeki bu maddelerin normal dozlarda kullanıldığında bilinen hiçbir yan etkileri bulunmamaktadır. Ayrıca saf ve sıvı şeklinde olmaları sayesinde kolaylıkla kullanılablirve hızla etki bölgelerine yönelirler.
Sınıfında öncü niteliğinde olan XP S6 ürünümüzü anlattığımız nedenlerle tip II diyabet hastaları ve hiperkolesterolemi hastaları güvenle kullanabilrler.

XPS6-Uzman Eczacı İlksen Ceritoğlu Kurt

Published by XPS6USER on Şubat 10th, 2012 - in Genel

Türkiye bitki florası bakımından çok zengin bir ülkedir. Böyle bir ülkenin eczacısı olmaktan gurur duyuyorum. Bu yüzden de ülkeme ve insanlara nasıl faydalı olabilirim düşüncesi ile de bitkisel ilaçlar üzerine master yaptım. Bir uzman eczacı gözüyle uzman eczacı İlksen KURT olarak Türkiye için nasıl faydalı olabilirim sağlık sektöründe nerelerde yer alabilirim diye düşündüm. Bu sırada şunu fark ettim ki bitki doğada durduğu gibi durmuyor. Dönem dönem tehlikeli , dönem dönem faydalı olabiliyor. Bu yüzden bitkinin doğru toplanması doğru zamanda toplanması , kurutulması ve saklanması çok önemlidir. Bunun da ehil eller tarafından güvenilir firmalar tarafından yapılması gerekiyor. Gıda takviyeleri çok basit şeyler değildir. Bu normlara uyan gıda takviyelerini sadece hastalarımıza tavsiye edebiliriz. Zaten bitkisel tavsiyeler doktorun tavsiyesi , eczacının bilgisi ve firmanın güvenilirliği çerçevesinde olmalıdır. O yüzden diyabeti, kolesterolü ve yüksek tansiyon düzeyini dengelediği için xps6 ya son derece güvenmekteyim ve hastalarımdan da geri dönüşlerim olumlu oldukça da ürüne , firmaya ve kendime mesleğime güvenilirliğim artmaktadır.

XPS6-Dr. NEVZAT KILINÇKIRAN – Kadın Hastalıkları Uzmanı

Published by XPS6USER on Şubat 10th, 2012 - in Genel

Xps6 ürününü kullanan hastalarımdan edindiğim tecrübe ve benim üzerimde bıraktıkları intiba kişiden kişiye değişmekle birlikte yüksek kan şekerini düşürdüğü yönündedir. XP S6yı önerdiğim bir çok hastalarımdan size en son hastamı örnek olarak verebilirim. Kan şekerleri yüksek seviyelerde  olan bu hastam 3 ay gibi kısa bir sürede xps6 kullanaraktan kan şekerini normal seviyelere indirdi. Bu arada başında hemoglobin A1c , 9 üzeri seviyelerdeyken 3 ayın sonunda kontrolünde 6.1lere kadar hemoglobin A1c’yi düşürdüğünü de tespit ettim. Demek ki xps6 kan şekerini düşürmekle kalmıyor aynı zamanda hemoglobin A1c’yi de düşürüyor. Bu da şeker hastaları için çok önemli bir sonuçtur.

© İMMUNAT
Blog